Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu kıymetli okuyucular,
Ben Zeynep Şahin. İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon 3. sınıf öğrencisiyim ve 22 yaşındayım. Fakat bu tanımlamadan önce, kendi çapında Aksa’ya gönül vermiş, Aksa sevdalısı bir kardeşinizim.
Gerçek manada Kudüs ile geçen sene çok kıymetli bir arkadaşım vesilesiyle tanışmış oldum. Aslında küçük Zeynep, Aksa diye bir yeri biliyordu; muhteşem ihtişamı ile duran Kubbetü’s-Sahra’yı Mescid-i Aksa olarak tanıyordu. Rabbim nasip etti ve gerçek manada Aksa’m ile tanıştık. Aksa’yı tanımak için ilk ilmî ribatlara başlamıştım. Okumalar yaptım, derslere, konferanslara gittim. Arkadaşım demişti ki: “Pasaport niyettir.” Ben de geçen yılın başında niyet aldım, en kısa sürede Mescid-i Aksa’ya ribata gidebilmek için. Ve Rabbim, sekiz ay sonra ağustos ayında bana canlı canlı Aksa ile tanışmayı nasip etti. İlk gittiğim an dönüşün çok zor olacağını anlamıştım. Daha dönmeden bu sefer kavuşabilmek için niyet aldım. Döndüm ve Aksa için çalışmaya devam ettim. Bir akşam, Kudüs’ü konuştuğum bir program öncesi Rabbim, Kudüs’e kavuşacağımın haberini duymayı bana nasip etti. Biliyordum ki bu gidiş, diğer gidişlerden çok farklı olacaktı. Çünkü Aksa tam 41 gün boyunca kapalı kalmıştı. Rabbim bana ve gruptaki arkadaşlarıma, Aksa açıldıktan sonra Türkiye’den giden ilk grupta (Öncüler Grubu’nda) olmayı nasip etti. Aksa’yı tekrar gördüğüm ilk akşam dilimden şu sözler dökülmüştü: “Allah’ım, yedi ay önce hangi vakit ettiğim dua kabul oldu bilmiyorum ama Sana şükürler olsun, beni Aksa’ma kavuşturdun.” Evet, bu gidişte de diğer gidişimde olduğu gibi imtihanlar oldu fakat bu yola baş koymak kolay değil. Kolay olacağını da kimse söylemiyor. Bu gidişimde şunu da öğrendim ki Aksa, bir kere gidildiğinde yeter denilebilecek bir yer asla değil. Ben bu gidişim için birinci bölüm diyorum. İlk ziyaretim fragman oluyormuş meğer. Ben bu kadar kısa bir süre içinde Aksa’ma kavuşacağımı gerçekten düşünmezdim.
Bu güzel hikâyeme vesile olan Kudüs Kumbarası ve değerli bağışçıları, Allah sizlerden razı olsun. Aksa’ma bu kadar kısa bir süre içinde kavuşmamda sizlerin kıymetli bağışlarının etkisi çok büyük. Yoksa bilmiyorum, Aksa’ma ne zaman kavuşurdum. Şuna da inanıyorum ki sizler, bir kardeşinizin gitmesine vesile olarak gitmiş kadar sevap alıyorsunuz. Sizlere tekrardan çok teşekkür ediyorum çünkü ilk ziyaretimde ettiğim birçok duamın gerçekleşmesine vesile oldunuz. Rabbim bu işte sizleri daim olanlardan eylesin ve bizlere de sizler gibi başka kardeşlerimize vesile olabilmeyi nasip etsin. Çok kıymet verdiğim bir hocam demişti ki: “Kudüs bir dava; bu davanın defterinde son sayfada olsa da Rabbim bizleri adı yazılanlardan eylesin.” Ben de onun duasına hepimiz adına âmin demek istiyorum. Rabbim kabul buyursun.
Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm ve Rahmetullah…