Selamun Aleykum
Ben Kudüs Kumbarası vesilesi ile Kudüs’e gitmek ile nasiplenen öğrencilerden Sümeyye Şahin. Kudüs’e gideceğimi ruhen oldukça sıkıntılı bir ruh halinde iken öğrenmiştim. O haber ruhumu ferahlattı, sadece haberi bile ruhumdaki kara bulutları dağıttı. Gitme sürecinde gelmeme engel olacak birtakım süreçlere rağmen Rabbim Kudüs’e kavuşabilmeyi nasip etti.
Ben Kudüs’e gitmeden evvel Kudüs’e dair kendimi çok eksik ve yetersiz görüyordum. Bilgim, şuurum, okumalarım çok çok eksikti. Hani gittim gördüm ya, şuan içimde muazzam bir okuma aşkı, kendimde hakkıyla bir Kudüs dertlenmesi oluşturma hali hasıl oldu. Kudüs’ün Allah’ın mübarek kıldığı mescitlerden Mescid-i Aksa’yı bulundurmasından gelen çok özel bir hali olmasıyla birlikte, bu ziyaret vesilesi ile fark ettim ki Kudüs’ü Kudüs yapan en özel şeylerden biri de oradaki Filistinli kardeşlerimmiş…
Bu gözlerim gece 3’te burnunda oksijen maskesi ile Mescid i Aksa’ya gelen dedeler gördü, sabah namazını Aksa’da kılıp okula giden 7-8 yaşında ufacık çocuklar, saatlerce ibadetle, Kuran okuyarak Aksa’da vaktini geçiren kadınlar, huzurla Aksa’da ailecek keyifli anlar yaşayan anne baba ve çocuklar ve daha nicesini gördü… Orada var olan zulüm ve esarete rağmen, ümidi, cesareti, kalbi çok büyük insanlar gördü… Sanırım bu gözler, bunları görmeden böyle güzel insanların var olacağını, var olduğunu tahmin edemezdi.
Buna vesile olan benim de gidip Kudüs’ün bereketini, o imrenilesi insanlarını görmeme vesile olan bu Kumbara Programının var olmasında emeği geçen ne kadar insan varsa hepsine gönülden teşekkür ediyorum. Lütfen bu güzel işi devam ettirin.
Nice insanın benim bu yaşadıklarımı ve daha da fazlasını tecrübe etmesini gerçekten çok isterim. Orada yaşananlar herkesin görüp tefekkür etmesini istediğim şeyler oldu..
Gerçekten vesile olanlardan Allah razı olsun…
O zeytin ağaçlarının altında kıldığım namazın lezzetini unutamayacağım…