Melek Suğra Esen – 2006 / Erzurum

Ben Melek Suğra Esen, 20 yaşındayım. İstanbul Kent Üniversitesinde Dil ve Konuşma Terapisi 3. sınıf öğrencisiyim. Kudüs’e gitmeden önce orayı anlatan pek çok şey duymuş, fotoğraflar görmüş, hikâyeler dinlemiştim. Ama insan bazı yerleri ne kadar dinlerse dinlesin, oraya gitmeden gerçekten anlayamıyor. Kudüs de böyleydi benim için… Orası gerçekten bambaşka bir evrenmiş. İlk gördüğüm anda hissettiğim şeyi tarif etmek hâlâ çok zor. Gözlerimden süzülen yaşlar, dilimden dökülen hamd ve kalbimde oluşan o tarifsiz his… Sanırım Kudüs’e ilk defa o an gerçekten dokundum. Her namaz için Mescid-i Aksa’nın avlusuna girdiğimde, Kubbetü’s-Sahra’yı gördüğümde aynı duyguyu tekrar tekrar yaşadım. Bazen sadece bakmak bile yetiyordu. Orada bulunabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu fark ettikçe, gözlerimden süzülen yaşlara engel olamadım. Yıllardır adını duyduğumuz, hakkında konuştuğumuz, dualarımızda yer verdiğimiz bir yerdeydim. Peygamber Efendimizin ve diğer peygamberlerin izlerini taşıyan o topraklarda yürümek, onların ayak bastığı yerlere bakmak, aynı kıbleye dönüp namaz kılmak insana bambaşka bir his veriyor.

Beni en çok etkileyen şeylerden biri de oradaki Müslüman kardeşlerimizin Mescid-i Aksa’ya olan sevgisiydi. Biz oraya gelip namaz kıldığımızda, Aksa’yı ziyaret ettiğimizde sanki bizden daha çok seviniyorlardı. İçeri girdiğimizi gördüklerinde amcaların, teyzelerin yüzlerinde oluşan mutluluk… Bize yabancı gibi değil, yıllardır bekledikleri bir kardeşleri gibi bakmaları kalbimde çok ayrı bir yere dokundu. Onların Aksa’yı boş bırakmamamız için gösterdikleri gayreti gördükçe bir kez daha farkına vardım. Kudüs bana birçok şeyi yeniden düşündürdü. Orada her taşın, her sokağın, her köşenin bir hatırası; her adımın ayrı bir anlamı varmış. İnsan Kudüs’ten dönerken sadece valizini değil, içinde değişmiş bir kalbi de getiriyor. Benim gönlümde Kudüs’le birlikte yeni bir kapı açıldı. Oraya gitmek, benim için bir seyahatten çok daha fazlası oldu. Şimdi içimde sürekli yeniden gitme arzusu ve bunun için dua etme isteği var. Rabbim bana ve bütün kardeşlerimize Mescid-i Aksa’yı tekrar tekrar ziyaret etmeyi, orayı boş bırakmamayı ve Kudüs’ün emanetine lâyık olmayı nasip etsin. Bütün bunları yaşamama vesile olan Kudüs Kumbarası projesine ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederim. Kudüs’e gitmemize vesile oldunuz ama bana bıraktığınız şey bunun çok daha ötesinde. Unutamayacağım bir yolculuk, kalbimde taşıyacağım hatıralar ve tekrar tekrar Kudüs’e gitmek için edeceğim dualar bıraktınız. Rabbim attığınız her adımı, verdiğiniz her emeği ve bu güzel yolculuğa vesile olduğunuz her gönlü hayırla karşılasın. Kudüs’ü gören gözlerimizden süzülen hamd gözyaşlarını ve orada yaşadığımız bütün güzel anları ömrümüz boyunca unutmayalım. İnşallah bir gün, yine aynı heyecanla, yine aynı şükürle, yeniden Mescid-i Aksa’nın avlusunda buluşmak duasıyla…