Ben İlaysu Saliha Ateş, Boğaziçi Üniversitesi’nde matematik bölümündeyim. Kudüs’e gitmek, 3 dinin kutsal telakki ettiği mekanda bulunabilmek çok arzu ettiğim bir talepti. O yüzdendir ki daha gitmeden heyecan hissi beni 4 bir yanımdan sarmıştı. Kudüs’e gittiğimde ise çok uzak gördüğüm hayalim artık ete kemiğe bürünmüş bir vaziyette olduğu için şaşkındım. Çünkü artık bu mukaddes şehre ayağımı basmıştım. Lakin bu güzel şehir bana kucağını tam anlamıyla açamıyor, bağrına basamıyordu çünkü hürriyeti gasp edilmişti. Mescid-i Aksa’nın bir sürü kapısı vardı, sanki gelmem için bütün imkanlarını seferber ediyor gibi lakin bu kapılar İsrailli askerler tarafından tutuluyordu. Kafile olarak girme teşebbüslerimiz müspet neticelendi yani arkadaşlarımla birlikte Mescid-i Aksa’nın havasını soluyabildik, ki bu zamanlar daha çok öğle ikindiye denk geliyordu. Ama tek başıma veya birkaç kişi ile beraber denediğimizde ise Türk olduğumuzu anladıkları anda bizi reddediyorlar ve geri yolluyorlardı, o yüzden de başka bir kapıdan girebilme umuduyla diğer kapılara yöneliyorduk. Bu vaziyetin en çetin vakti ise sabah namazı zamanıydı. 3 teşebbüsüm de başarısızlıkla sonuçlandı diye otobüste anlatırken Ömer hoca ‘sen başarısız olmadın onlar seni engellediler’ demişti ki haklıydı, üzülmüştüm çünkü Kubbetüssahra’da bir sabah namazı kılmak istiyordum lakin oradaki mevcut durumu, İsrail’in insanların en temel haklarından birini bile keyfi bir şekilde nasıl engellediğine şahit oldum. Gücü elinde bulundurmanın ne kadar gerekli ve kıymetli, eğer zalimin elinde bulunuyorsa da o kadar zararlı bir şey olduğunu müşahade ettim. Tabi ki müşahade etmek yetmez sadece bir kibrit çakar. Zekamızı, vaktimizi onlardan daha üstün olmak için vakfetmeli ve bunları yaparken de adaleti gözetmeliyiz. Son olarak, bu proje daha çok gencin orada mevcut olabilmesine imkan sağlaması bakımından kıymetli, turist olarak gitsek bile orada Türklerin varlığını bilmeleri ve hissetmeleri zaviyesinden mühim. Bağışçılara buradan şükranlarımı sunuyorum ve Allah onlardan razı olsun diyerek hürriyetin en çok yakışacağı şehir olan Kudüs’ü selamlıyorum.