Selamunaleyküm
Bu deneyimi nasıl kelimelere aktaracağımı bilemesem de elimden geleni yapacağım inşaallah.
Öncelikle bilinçsiz bir ailede büyümedim, örneğin çocukluğumuzdan beri boykot ürünlerini almamamız gerektiğini biliyorduk ve bunun İsrail’in yaptığı zulümden kaynaklandığını biliyorduk. Olayların gerçekliğini 7 Ekimden sonra daha görünür hale geldiğinde algıladığımı da söylemeliyim.
Mescid-i Aksa oralara gitmeden önce dualarımda yer alırken oraya gitmek nasip olduktan sonra gidebilmemin gerçekliğini çokça sorguladım çünkü orası bu zamana kadar hayallerimi süsleyen bir yerdi. Kudüs o kadar güzeldi ki gittiğimiz zaman geri dönmek zor geldi. Sevgili Filistinli kardeşlerimizle, ablalarımızla, abilerimizle orada görüşebilmek; yüz yüze gelebilmek ve bizi ne kadar sevdiklerini görmek hepimizi çok duygulandırdı. Filistinli kardeşlerimizin çektiklerinin çeyreği bile olmayacak düzeyde yaşadığımız bazı olaylardan sonra, bunun ruhuma ne kadar ağır geldiğini fark ettim. Özellikle aklımdan çıkaramadığım, Mescid-i Aksa’daki son günümüzde kapıdan alınabilecek miyiz korkusuyla girmeye çalıştığımız ve sonrasında ancak Filistinli kardeşlerimizin yardımıyla Mescid-i Aksa kapılarından girdikten sonra yaşadığım duygu boşalması benim için en kilit noktaydı. Üç günün stresi, Mescid-i Aksa’ya varmış olmanın veda edebilecek olmanın sevinci, ve arkadaşlarımla içeri girebilmemizin mutluluğu paha biçilemezdi. Vesile olanlardan Rabbim bir kere daha razı olsun.
Yetmedi tabi ki, devamı gelecek inşaallah. Yine gideceğiz, oradaki mazlum kardeşlerimizin sesini dünyaya duyuracağız. Yaşadıklarımızı anlatacağız ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşması için dualar edeceğiz inşallah.
Son olarak şunu söylebilirim ki Kudüs’ü çok özledim, bir sonraki gireceğim vakte kadar özlemle bekleyeceğim. Tekrardan söylemeliyim ki vesile olanlardan Allah razı olsun.