Elif Feyza Aksu – 2003 / Kahramanmaraş

Bu seyahatle, kalpleri hâlden hâle çeviren, yüreğimi Mescid-i Aksa’ya öyle bir bağladı ki, bu düğüm “Kudüs” ismini her duyduğumda, Fetih ve İsra surelerini işittiğimde, bana bu yolculukta eşlik eden dostlarımla karşılaştığımda, çektiğim fotoğraflara bakmalara doyamadığımda, hatta o kutsal topraklarda dolaşırken giydiğim ayakkabılarımla adımladığımda dahi; sözün özü neredeyse her anda güçlenen, özlemle perçinlenen bir düğüm hâline geldi. Öyle bir düğüm ki; hayallerimiz için yaşadığımız bu dünyada, özgür Kudüs’te Müslüman kardeşlerimle sabah namazında saf tutmanın heyecanını ve ümidini taşıyan bir düğüm, bir bağ. Öyle bir bağ ki, limanlarda güvenli olan gemilere, limanlar için değil seferler için yaratıldığını, yaratıldığımızı hatırlatan bir bağ. Bu bağı kalbimde ve zihnimde taşımanın şükrünü bu yol vesilesiyle yaşıyorum.

Elif ismi Arapça “ülfet” kelimesinden gelir; sevmek, yakınlık kurmak, destek olmak gibi manaları ihtiva eder. Ben de sayısız Elif içerisinden, bu güzel düşü hakikate erdirmek için; Beytü’l Makdis’le ülfet kurmak için, var gücüyle çabalayan ve gücünü artırması için Allah’a dayanan bir Elif olarak yaşamayı istiyorum.

İsmimin gayri ihtiyari bir şekilde şefkate meyli olmasına rağmen, insan suretindeki İsrail askerleriyle muhatap olmak zorunda kaldığımda gerçek nefret ve kini iliklerime kadar hissettim. Belki de ilk defa kafirlere karşı çetin olmamız gerektiğini telkin eden o ayetin idrakine varmış oldum. Bizim yalnızca Müslümanlar olarak kendi mescidimizde var oluşumuzun onlara verdiği rahatsızlığı, korkunun onları esir alışını herkese anlatmayı istedim ki bizleri engelleyen zalimlerin esaretleri ebedi olsun ve tüm müminler Kudüs ve Filistin’i vatanları belleyip o topraklardan uzaktayken gurbette hissetsinler, gurbette hissedelim ki kavuşmak için mücadele verelim.

Artık hasretle dolup taştığımda “dem bu demdir” diyerek adımlarımı, vuslata erme, Kudüs’ü yine, yeniden görme niyetiyle atmayı diliyorum. Ben, kalbim ve aklımın Aksa’yla dolmuş bu hâli için önce Allah’a hamd ediyor, sonra da vesile olanlara; ümit, sabır ve muhabbetle müşterek hayalimiz için çabalayarak teşekkür edeceğimin sözünü veriyorum.