Esselamünaleyküm sevgili Kudüs Kumbarası okuyucusu,
İsmim Ebrar Altuntaş Söylemez. İstanbul’da Diş Hekimliği öğrencisiyim. Elhamdülillah ki 40 güne yakındır kapalı olan Mescid-i Aksa’nın kapılarının açılmasıyla oralara giden ilk turun içerisinde bulunabilmenin şükrünü yaşıyorum. Kudüs ve bu kutsal topraklar her Müslümanın hayallerini süsleyen ve kendimi bildim bileli dualarımda olan bir yerdi. Özellikle Filistin’de olan bu zulüm ve ailemin beni yetiştirme şekli, küçük yaşlardan beri oralardaki kardeşlerimiz için ne yapabiliriz sorusunu taşıttı bana hep. Bu dertlenmenin sonucunda da buralara gelebilme şerefine nail olabildim.
Şu kısacık üç beş günde onlarca şey tecrübe ettirdi bize burası, bambaşka duygular tattırdı. Özellikle İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa’ya girişi zorlaştırmalarının had safhada olduğu zamanlardayken türlü türlü yöntemlerle tek tek tüm kapıları deneyerek bir umut girebilme heyecanıyla koşuşturduk hep eski şehrin sokaklarında. Yeri geldi sabah namazına alınmadık, surların dışına atıldık ve kilometrelerce yürüyüp başka bir kapıyı denedik. Yeri geldi namazımızı dışarıda eda etmek zorunda kaldık. Kızdık, üzüldük, çaresiz hissettik. Bir Müslüman için kendi kutsal topraklarında bunu yaşıyor olmak çok acı verici ve bunun sebeplerinden birinin de yine bizim buraları yalnız bırakıyor olmamızdan kaynaklandığını görmek çok daha üzücü. Filistinli kardeşlerimizin bizi gördükleri zaman gözlerinde parlayan o ışıltıyı görseniz ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirdim sanırım. Onların zihinlerindeki ümmet bilinci öyle yüksek ki bizim varlığımız onlara güç veriyor. Sofralarını, evlerini ve kalplerini açıyorlar bizlere. Yaşadıkları onlarca zorluğa rağmen gülümsüyorlar, hayata tutunmaya ve mescitlerinden vazgeçmemeye devam ediyorlar. Ne büyük bir teslimiyet diye düşünüyor insan her şahit olduğu en ufak olayda.
Benim nezdimde bu ribatın çok kıymetli bir yeri oldu. Çünkü aynı zamanda eşim Sumud Filosuyla Gazze’ye doğru yola çıkmış bulunuyor ve ben de daha iyi anlamış oldum ki tek kurtarılması, ablukanın kırılması gereken yer Gazze değil; Kudüs’ün ve tüm Filistin’in buna çok ihtiyacı var. Bana bunu daha iyi kavrama fırsatı sunan Kudüs Kumbarasına ve bağışta bulunan herkese minnettarım. Rabbim gani gani karşılığını versin inşallah. Bizleri ise tüm Filistin’in özgürlüğüne vesile ve şahit kılsın. Allah’a emanet olun.