Ben Asude Duman. İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim. 21 yaşındayım, Fethiyeliyim. Yaşıtlarım gibi Filistin’de yaşanan zulmü duyarak büyüdüm, ilk ilişkim 4 yaşındayken gittiğim sıbyan mektebinde Filistin bayrağı boyaması yapmaktı, lisede İHH yürüyüşlerine katıldım, üniversitede farkındalığım daha da arttı, uluslararası bir platformda profesyonel çeviriler yapmaya başladım. Yine de şu an Filistin’den döndükten sonra diyorum ki gerçekten görüp orada yaşananları tecrübe etmeden ne kadar makale okuyup belgesel izleseniz de bir yere kadar faydalı oluyor.
Filistin benim gittiğim 10. ülkeydi ama ben hiçbir ülkeden daha gitmeme 2 3 gün kala tüm gün kalbim heyecandan sıkışacak kadar duygusal olarak etkilenmemiştim. Saatlerce günlerce makale taradım, Filistin’i tarihi, jeopolitik, jeostratejik anlamda öğrenmeye çalıştım. Aksa’ya girene kadar da hatta son namazı kılana kadar da orada olduğuma inanamadım, arkadaşlarla birbirimizi cimcikleyip durduk. Daha sınırdayken işgalcilerin bize problem dolu bir ziyaret çıkaracakları belliydi ama buna psikolojik olarak kendimizi hazırlamıştık. Allah tarafından bize bir sakinlik verildiğini düşünüyorum çünkü yüzyıllarca atalarımızın barış içinde yönettiği Aksa’ya girişte baştan aşağı silahlı olmasa başka hiçbir vasfı olmayan işgalci askerlerin bağırıp kovmasının ümmetten zoruna gitmeyecek kişi yoktur.
Benim asla unutamayacağım an el-Halil’de bir yandan satış yapmak için ısrar eden Filistinliler bir yandan devamlı güvenlik barlarından geçerken işgalci askerlerin varlığı ve müdahalesi ile birleşen kaos anı. En başta kabullenememiştim, nasılsa el-Halil’in girişinde sıra sıra buraya İsrail vatandaşları giremez tabelaları vardı, el-Halil Filistinlilerin kontrolündeydi, güvenli bölgeydi… diye düşünürken birden bu duruma düşüp el-Halil Caminde yaşananları da görünce iyice moralim bozulmuştu. Yol boyu mülteci kamplarının sefilliğini, Müslümanlar isyan ederse birbirlerine yardım edemesinler diye kilometrelerce örülen duvarları, yerleşimciler için inşa edilen lüks evler ve yolları görmek de cabası… Gördükçe işin vahametini anladım, Filistinlilerle empati yaptım, daha fazla çalışmamız, kurulan planların farkında olmamız gerektiğini idrak ettim. Allah idrakimizi eyleme dökmeyi nasip etsin inşallah.
Filistin’e Kudüs Kumbarası ile gitmek benim için ekstra kıymetli oldu. Aksa’nın kapısından kovulduğumuza tek başımıza üzülürken yanımıza gelip hadi gel başka kapıdan deneyelim ya da şöyle bir tekke varmış hadi birlikte ziyaret edelim diyen farklı bölümlerden farklı memleketlerden olsa da aynı hassasiyetleri paylaştığımız gençlerle Kudüs’te yer almak, birlikte oradaki çocuklarla top oynayıp çikolata dağıtmak gibi tatlı anlar biriktirmek, proje sonrası da iletişimde kalıp başka faydalı projelerde yer almak Kudüs Kumbarasına siz değerli bağışçılarımızın yapacağı katkılarla şekillenen ümmetin gençlerini destekleme noktasında çok büyük fayda olacaktır. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.