Bismillahirrahmanirrahim
Kudüs yolculuğu, kalbimin en derin köşesine işlenmiş bir hatıra oldu. Daha oradayken bile insanın içine işleyen bir duygu belki bir korku var: Acaba yarın Aksa’ya giremeyecek miyim? Dolayısı ile Mescid-i Aksa’dan her çıkış, sanki bir vedaymış gibi hissettiriyor. Ama aynı zamanda, yeniden içeri girmek için içimde beliren o tarifsiz korkusuz cesaret, Kudüs’ün insana kattığı ruhu gösteriyor.
Orada gördüğümüz birçok şey beni çok etkiledi. Özellikle, gençlerin ve halkın Mescid-i Aksa’da vakit geçirmesi, orayı adeta hayatlarının merkezine koymaları, imanın gücünü ve bağlılığını apaçık ortaya koyuyordu. Bizim için belki ziyaret olan şey, onlar için hayatın tam olarak kendisiydi.
Çok önemli bir şeyi de anladım: Korkularımız yersizmiş. Allah’ın izniyle, yolculuğumuz bereketli, huzurlu ve sıkıntısız geçti. Bu bana şu şükrü öğretti: Eğer niyetimiz halisse, Rabbimiz yolumuzu kolaylaştırıyor. İşte bu yüzden, Kudüs yolculuğunun sadece bir seyahat değil, aynı zamanda bir teslimiyet, bir mücadele ve bir şükür vesilesi olduğunu gördüm.
Kudüs, çok kültürlü yapısıyla insanın ufkunu açan büyüleyici bir şehir. Tarihin, dinlerin, kültürlerin iç içe geçtiği bu mozaikte insan, ümmetin genişliğini ve ümmet olmanın güzelliğini daha iyi anlıyor. Akademik bir gözle bakıldığında bile Kudüs, sadece bir şehir değil, medeniyetlerin kalbi, inançların buluşma noktası, direncin ve umudun simgesi.
Ama beni en çok etkileyen şey, Kudüs halkının bize duyduğu sevgi oldu. Sadece orada olduğumuz için bile o kadar sevinçle dolmuşlardı ki yüzlerindeki tebessümü görmek, onların bize bakınca hissettiği heyecanı görmek, beni derinden sarstı. Çünkü anladım ki, bizim oraya gitmemiz bile başlı başına bir destek, bir mesaj, bir mücadele.
Kudüs’ten döneli çok kısa bir süre oldu ama şimdiden kalbimde derin bir özlem var. Kudüs, insanın kalbinden koparamadığı bir şehir. Her nefeste şükürle anıyorum, bana orayı görmeyi, o topraklarda secde etmeyi nasip ettiği için Allah’ımı. Dilerim ki Rabbim, bizleri Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuştuğu günlere eriştirsin. Ve hepimizi Kudüs yolculuğunun birer parçası kılsın. Çünkü Kudüs, sadece gidip görülmesi gereken bir yer değil; Kudüs, kalbimiz.
Dualarımla,
Abdulbaki.