24-29 Eylül 2025 tarihleri arasında Kudüs’te bulunma fırsatını elde ettim.
Kudüs’te bulunduğum süre boyunca, şehrin tarihi, kültürel ve dini açıdan taşıdığı derin anlamları yerinde görme ve tecrübe etme imkânım oldu. Eski Şehir bölgesinde; Mescid-i Aksa, Kubbetü’s-Sahra, Kıyame Kilisesi ve Kıble Mescidi gibi mukaddes mekânları ziyaret ettim. Bu ziyaretler sırasında Kudüs’ün barındırdığı çok katmanlı tarihi, farklı inançların bir arada var oluşunu ve şehrin yüzyıllardır süregelen özel atmosferini gözlemleme şansı yakaladım.
Ayrıca şehrin sokaklarında dolaşarak Kudüs halkının günlük yaşamına dair izlenimler edindim. Pazar yerlerinde, dar sokaklarda ve mahallelerinde farklı kültürlerin nasıl bir araya geldiğini bizzat deneyimlemek, Kudüs’ün sadece tarihi bir merkez değil, aynı zamanda yaşayan bir şehir olduğunu da hissettirdi.
Mescid-i Aksamı’za Filistinli teyzelerimizin bize yardımlarıyla günün sonunda son bir kez daha girebilme fırsatı yakaladık.
Bu seyahat, hem kişisel hem de akademik anlamda ufuk açıcı bir tecrübe oldu. Bu edindiğim imkânın, Kudüs ile olan manevi ve kültürel bağlarımızı kuvvetlendirdiğini özellikle belirtmek isterim.
Kudüs her müslümanın bir gün gitmesi gerektiği bir yerdir. Hz. Allah her müslümana Kudüs’e gitmeyi ve en azından bir kere Aksa mescidinde namaz eda edebilmeyi nasip eylesin.
Mescid-i Aksa’nın bizim, müslümanların olduğu günleri en yakın vakitte hayırlısıyla Allah nasip eylesin.