Elisa Köse – 2004 / Bolu

Merhaba,

Ben Elisa Köse. Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık 3. sınıf öğrencisiyim. Kudüs’e gitmek liseden mezun olduğumdan beri en çok gerçekleştirmek istediğim yolculuklardan birisiydi. Ancak 7 Ekim 2023’ten sonra umudumu yaşanan soykırımdan ötürü neredeyse kaybetmiştim. Ta ki Kudüs Kumbarası ile tanışana kadar. Gitmeden önce Filistin’in, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın durumunu sosyal medyadan, haberlerden ve çeşitli mecralardan yakinen takip ettiğimiz için her şeyi bildiğimi zannediyordum fakat mekanın kendi ruhunu solumak gerçekten farklıymış.

Gitmeden önce Eski Şehir’de bu kadar çok insan yaşadığını, bu kadar fazla kültür ve dine ev sahipliği yaptığını bilmiyordum. Gittiğimizde ilk fark ettiğim şey ise insanların bizi karşılama şekliydi. Müslüman halkın çoğu sarılarak büyük bir coşkuyla karşıladı bizi. Onların yaşadıkları zorluğu ise sokaklarında dolaşırken daha da fenası yüzyıllardır bizim olan, insanların ibadet etmekten başka hiçbir şey yapmadığı mabedin girişinde askerlerle karşılaşıp çoğu zaman reddedilerek girişimiz engellendiğinde, üstüne bir de dalga geçildiğimizde anlayabildim. Bir namaz uğruna çekilen onca cefa mescidde kılınan namaza ayrı bir tat verdi. Bu noktada ise yine halk yanımıza koştu. Hıtta kapısının yanında her gün hediyelik eşya satan amca Allah büyüktür nidalarıyla, sabah namazına giderken elinde bastonuyla Nazır kapısının önünde yaklaşık 1 saat ayakta bekleyip biz oturalım diye kartonlarla gelen ardından askerler anlamadan girelim diye bizi arkalarına alan amcaların ve teyzelerin tesellisiyle bu yolculuğu tamamlayabildik. Yakinen tanık olduğum başka olaysa Hristiyanlar tarafından iyi karşılanırken Yahudilerin çocuklar dahil bize nefretle bakmasıydı. Bu bakışlara her gün maruz kaldığımı tahayyül edemiyorum. Biz beş gün içinde mental olarak bu kadar zorlanmışken orada bu zulme yıllardır maruz kalan halkın inancına hayran kalıp kendi imanımı çokça sorguladım. Beni en çok yıpratan nokta ise biz bu halimizle gelip Mescid-i Aksa’yı ziyaret edebilmişken, o kadar yakınında olup bir kere bile göremeden burası uğruna Gazze’de, Batı Şeria’da ve çevresinde şehit olmuş ve olmaya devam eden kardeşlerimizin omzumuzdaki yüküydü.

O haseple bu duygu dolu yolculukta bizlere çokça yardım eden Kudüs Kumbarasına teşekkür ediyorum. Yolculuk boyunca hiçbir aksaklık olmadan, daha da önemlisi güvenlik sıkıntısı yaşamadan ve ailelerimizin içi rahat bir şekilde bizleri buraya gönderebilmeleri proje sayesinde oldu. Bu yolculuk bana şuanda yaşanan soykırımın sebebinin, özellikle genç yaşta Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın değerinin anlaşılmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Kesinlikle her Müslümanın bir kere görmesi gerektiğini düşünüyorum. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.