Ben Rümeysa Yaşar. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim, aynı zamanda EDEP’te 4. kademedeyim. 22 yaşındayım. 2022 yılında Kudüs’ü ilk kez ziyaret etme fırsatım olmuştu, tekrar böyle bir fırsat doğunca annem ve babam “Mevzu Kudüs’se akan sular durur kızım, git tabii ki “ dediler ve tekrar ziyaret etmek nasip oldu elhamdülillah . 3 senede çok şey değişmiştir, mekanların çoğu zihnimden silinmiştir diye düşünüyordum ama daha Kudüs’e ayak bastığımız an sanki oradan dün ayrılmışız da hiçbir şey değişmemiş gibi hissettim. Her mekanı sanki daha dün gelmişim gibi hatırlıyordum. Filistinlilerin Türk olduğumuzu öğrenince yüzlerinde oluşan tebessüm ve misafirperverlikleri, Mescidi Aksaya adım attığınız an içinizi kaplayan huzur, Kıble Mescidinde uzun uzun kılınan sabah namazları, seher vakti Kubbetüssahra’nın etrafında dönerek uçuşan güvercinler, avluda koşuşturan çocuklar, kıyamet kilisesinde duran merdiven, ve hatta çarşıda tanıştığım, dükkanının kapısının önünde oturan İmad amca. Hepsi sanki daha dün gitmişim gibi orada duruyordu. Ne yazık ki Aksa’nın kapısında nöbet tutan işgalciler, El Halil’de yüreğimize batan demir kapılar, Hz. İbrahim’in kabrinin yanı başından yükselen alkış gürültüleri, her gün yanımızda taşıdığımız boynumuzdaki vizede duran işgal bayrağı… Hepsi aynen duruyordu. Kudüs’e adım attığınız an mübarek topraklara ulaşmanın şükrü ve işgal topraklarında olmanın hüznü aynı anda içinizi kaplıyor. Yine aynısı oldu. Ama bu seferki ziyaretimde bende çok şey değişmişti. Geçen sefer çat pat Arapçamla pek de anlaşamadığım Filistinli teyzelerle artık sohbet edebildiğimi fark ettim, Kudüs ve Filistin aradan geçen üç senede kalbimde ve gündemimdeydi elhamdülillah. Ders çalışırken, bir şeyler öğrenirken, ümmete hizmet etme bilinci aklımdan geçerken Filistin ve Kudüs hep aklımın bir köşesindeydi. Geçen sefer hiç gelmediğim yabancı bir mekanı ziyaret ederken, bu sefer kalbimdeki bir yere tekrar gelmiştim sanki. Sanırım bu yüzden bu sefer ayrılmak daha da zor oldu. Ne kadar özleyeceğimi çok daha iyi biliyordum çünkü.
Bir kere Kudüs’ü ziyaret ettiğinizde özlememek, gündeminize ve kalbinize almamak zannediyorum ki mümkün değil. Namazlarınızda aklınıza geliyor Mescidi Aksa’yı hayal ederek kılıyorsunuz, camiiye rahatlıkla girip çıkarken Aksa’da 1.5 saat yürüyüp her kapıdan nasıl çevrildiğiniz aklınıza geliyor ve hüzünleniyorsunuz, derslerinizin yoğunluğundan hastanede bütün gün dolanıp yorulmaktan şikayet edecek olsanız 70li yaşlarındaki Filistinli teyze ve amcaların gece 3te bastonlarıyla teheccüt için Babül Meclis kapısının önünde nasıl bir yüreklilikle her gün beklediklerini düşünüyor ve şikayetinizden utanıyorsunuz. Yürü kardeşim ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin sözünü de ancak orayı ziyaret ettiğinizde anlıyorsunuz. O yüzden Rabbim hepimize tekrar tekrar Kudüs’ü ziyaret etmeyi nasip etsin. Çünkü Filistinlilerin asil duruşu, Kudüs’ün fetih ruhu hepimizin içine işlemeli.
Bu ziyarete vesile olan böylesine güzel bir davayı gönlünde taşıyan ve çabalayan Kudüs Kumbarasının da yeri bende çok ayrı. Allah razı olsun, harika bir ekiple gittik ve hepimiz otobüsle dönerken içimiz buruk gözyaşlarıyla Ürdün’e geçtik. Geçen sefer gittiğimde veda etmek hiç içimden gelmemişti ve en kısa zamanda tekrar gelme niyetiyle gidiyorum Allah’ım demiştim, çok şükür Rabbim tekrarını nasip etti. Şimdi de en kısa zamanda özgür Filistin topraklarına ve Mescidi Aksaya tekrar kavuşabilme niyetiyle döndük Allah’ım. Sen orada ettiğimiz duaları ve niyetimizi kabul eyle, ziyaretimizi makbul eyle. Amin