Bismillahirrahmanirrahim
Ben Emine İpek 1994 Sivas/Şarkışla doğumluyum. 7 Ekim’den sonra Kudüs-ü şerife yönümü çevirmiş okumalarımı artırmıştım, sanki tüm hazırlık bu gün içinmiş gibi hissediyordum.
Gitmeden önce gitmeyi hep istediğim bir yer lakin uzak görünüyordu. Kader çizgisine yazılmış, Allah’ın planına uymazsam sadakat sınavından kalırım gibi hissediyordum. Yol açıktı yola çıktım, bu yola daha önce niye çıkmadım diye düşündüm çünkü ilk defa çok farklı bir duygu içerisindeyim; eşimi ve çocuklarımı özlemedim, oradaki ribat vazifesi bu duygumu bana unutturuyordu.
Omuzlarımızda hayırseverlerimizin hayır dualarıyla birlikte bizlere emanet ettiği sadakaları vardı. Nasip geldi, döndü dolaştı bizlerde vücut buldu. Kendimizde öyle bir güç bulduk ki, bütün sokakları onların adına da yürüdük, Peygamberlerimizi, sahabelerimizi onların adına da selamladık. Buraya salih bir niyetle yapılan her şey çok büyüktür, geldik gördük, imtihan olduk; imtihan olmasak yükün ağırlığının kıymetini bilemezdik belki de, Rabbim yükü kaldıranlardan, taşıyanlardan, sabredenlerden eylesin. Hazreti İbrahim peygamberimizin hürmetine cennet bahçesinde yaşadık bu 4 günü, etrafı ateşlerle çevrili ama Rabbimiz serin selametli kıldı. Ayaklarım buralardan kesilmesin özledikçe geleyim, Rabbim sebepler yaratsın her daim ribat edeni olalım. Allah razı olsun sebep olan herkesten, biz kapıda durmayı bildikçe kapılar sonuna kadar açılacak inşallah.
Mescid-i Aksa’ya girebilmemiz için yol gösteren Filistinli kardeşlerimiz, bize sahip çıkmalarıyla, ikramlarıyla sabırlarıyla ve imanlarıyla kardeşliğin örneği oldular, onları hiç unutmayacağım, yüzlerinde ki o tebessüm, Kudüs Kumbarasına sadaka olarak yazıldı elhamdülillah.
La ilahe illallah İbrahim halilullah, hürmetine Rabbim attığımız her adıma ibadet sevabı yazsın, niceler kez gelelim.
Özgür Aksa’mızın avlusunda ümmeti Muhammed’e sarılalım.
Kudüs Kumbarasının gönül teli titrektir, gönülleri işitir Allah’ın izniyle. Nasiplenenlerden olduğumuz için tekrar tekrar teşekkür ederim.