Furkan Altunkaynak – 2003 / Mardin

Ben Furkan Altunkaynak. 2003 Mardin/Midyat doğumluyum. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisiyim.

“Şerefü’l-mekân bi’l-mekîn” derler. Yani bir mekanın şerefi o mekanda bulunan kişi(ler)den gelir.

Kudüs, hem bağrında barındırdığı mekanlar hem de o mekanlara mana katan şahsiyetler açısından kıymetine kıymet katan kadim bir diyar…

Mescid-i Aksa’yı başa koyarak uzun uzadıya bir liste oluşturabiliriz Kudüs için.

Diğer mekanlara nazaran gölgede kalan ancak beni hayli etkileyen bir yer var: Selmân- ı Fârîsi Makamı.

Selâhaddîn- i Eyyûbî, Kudüs’ü fethettikten sonra yaptırıyor bu makamı.

Malumunuz olduğu üzere bir gün Mescid-i Nebevi’de birkaç sahâbî sohbet ediyordu. Cahiliyeden kalma bir anlayışla birbirlerine karşı ırkçılık ve kabilecilik yarışı içerisine girmişlerdi. İçlerinden biri Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) çok değer verdiği İran asıllı Selmân- ı Fârisî’ye imalı bir şekilde “Sen hangi kabiledensin, soyun nedir?” diye sordu. Bunun üzerine Selmân (r.a), “Ben, İslam’ın oğlu Selmân’ım.” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben yolumu kaybetmiştim; Allah, beni Peygamberimiz (s.a.v) ile hidayete erdirdi. Ben fakirdim; Allah, beni Muhammed Mustafa (s.a.v) ile zenginleştirdi. Ben köleydim; Allah, beni Resûlü ile özgürleştirdi.” Bu konuşmalara şahit olan Hz. Ömer, orada bulunanlara “Benim de soyumu öğrenmek ister misiniz?” diye sordu ve şöyle söyledi: “Ben de İslam’ın oğlu Ömer’im, İslam’ın oğlu Selmân’ın kardeşiyim.”

Bu manidar hadise Selâhaddîn- i Eyyûbî’nin bu makamı yaptırışındaki hikmeti de gözler önüne seriyor aslında.

Selâhaddîn- i Eyyûbî, Zeytin Dağı’ndan Selmân- ı Fârîsi Makamı ile haykırıyor bizlere:

Ey Kudüs’ü hürriyetine kavuşturmak isteyenler!

Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanmayın, İslam’ın evlatları olun…