Selamünaleyküm ben Ayşenur Gören. Yirmi yaşındayım. Samsun’da doğdum büyüdüm. Hali hazırda İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde tıp ikinci sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda EDEP onur programı öğrencisiyim. Kendimi İslam’a hizmet etmeye çalışan bir genç olarak tanımlayabilirim sanırım. Allah doğru yoldan ayırmasın. Allah bana Kudüs davası bilincini lisedeyken nasip etti. Korona virüs sürecinde de okumaya, araştırmaya, bulduğum her Kudüs’le alakalı programa katılmaya başladım elhamdülillah. O zamandan beri dualarımdan ayırmadığım, orayı ziyaret için can attığım bir mekandır Kudüs.
Kudüs’e yakın zamanda gidebileceğimi düşünmüyordum, özellikle son olaylardan sonra ailem çok endişeliydi. Ancak Kudüs Kumbarasına başvurdum ve ilk başvurmamda kabul aldım, şükür ki Allah orayı ziyareti de bana bir hafta önce nasip etti. Kabul haberini aldığımda tıp finalime çalışıyordum ve bu haber içime çok büyük bir ferahlık ve mutluluk verdi. Gidene kadar nasıl gerçek olabilir diye kavramakta çok zorlandım. Vardığımız ilk gün akşam namazını eda etmek için büyük bir heyecanla Mescid-i Aksa’ya yöneldik. Biliyorduk kolay olmayacak ve belki de bizi içeri hiç almayacaklardı. Kapıları denemeye başladık dualarla teker teker… Tabii ki de askerler bizi hoşgörüyle karşılamadı ama şükür ki birkaç deneme sonrası girebildik. İlk girdiğimiz an hissettiklerimizi buraya aktarmam çok zor. Ancak şunu diyebilirim ki sadece sosyal medyadan görebildiğimiz Filistinlilerin yıllardır yaşadıkları o zulmü, bir nebze de olsun hissettim ve onların sabrına ve cihadına hayran kaldım. Oradaki Filistinlilerin Türk olduğumuzu duyduklarındaki sevinci ve hoşgörüleri tarifsiz. Mescid-i Aksa’ya girişte ret yediğimize şahit oldukları her an bizimle üzüldüler.
Beni en çok etkileyen ise el-Halil’deki Hz. İbrahim(as) Camii’dir. Girişlerde yaşanan zorluklar ve yine işgalci askerlerin laubali tavırlarına maruz kalmak, sanki mekanın sahibi onlarmış gibi davranmaları gerçekten hepimizi derinden üzdü ve anladım ki orada bulunmak, bizim olana sahip çıkmak azami derecede önemli. Orayı nasıl adım adım işgal ettiklerini, nasıl çabalayıp çalıştıklarını çok iyi görmüş oldum. Bu sayede asıl bizim ne kadar emek vermemiz gerektiğini ve hayatımızda sürekli Kudüs’ü gündemde tutmayı amaç edinmemizin önemini anladım.
İlk Kudüs ziyaretimi Kudüs Kumbarasıyla yani böyle harika bir ekiple gerçekleştirebildiğim için çok müteşekkirim. Katılan herkesin aynı dava için çabaladığı, turistik bir gezi olmadığının farkındalığıyla orada bulunması ve bir nevi seçilmiş olarak bize yüklenen bir vazifeyle Kudüs’e gidebilmek hayatımda yaşadığım en iyi tecrübelerden biriydi. Yapılan işin kıymeti çok büyük. Kudüs sevdasıyla yanıp tutuşan biz gençlerin oraya gitmesine vesile olan ve bize bu imkanı sağlayanlardan Allah razı olsun.